Girisimciligi gereginden fazla mı romantize ediyoruz?

Girisimciligi gereginden fazla mı romantize ediyoruz?

Ilk medium post’umu cıkarken ilk celiskim elbette ki konu, sonrasında ise icerigin diliydi. Simdilik mevcut secimlerimle ilerleyip ana dilimiz Turkce’miz ile yazıma baslıyorum.

Bu konuyu sectim cunku bu sene konuk oldugum bir derste bir gozlemde bulunmustum. Benim Bogazici sıralarında okurken karsılastıgım/anlatılan girisimcilik dunyası ile su anki ekosistem(!) aslında cok farklı. Ana akım medya kanalları dahil oyle bir pazarlaması yapılıyor ki konunun, sanırsınız ulke silikon vadisine dogal sınırlarından komsu olmus, ne ise elinizi atsanız birkac seneye exit garanti…

Herkes bu kadar yere göğe koyamazken ben biraz moral bozayım, eger hala gönlü olan varsa öyle girissin ise derim. Böylece funnel’ın ilk kısmındaki “kurumsalı bırakıcam ya soyle bir internet isi yapsak”cıları eleriz belki zamanla?

Hadi baslayalım.

  1. Elinizde bir MVP (minimum viable product) yoksa kapısına gideceginiz yatırımcılardan cok fazla beklentiniz olmasın. Fikir her sey degil maalesef.
  2. O startup workshop’lari, türlü cesit eventlere biraz süpheci yaklasin. Bence en önemli kaynak olan zamanınızı buralarda harcıyor iseniz bir yerde hata yapıyosunuz demektir.
  3. Kaynak demisken en sevdigim söz öbegi “Scarcity of resources” girdi devreye. Aynı anda üc tane is yapıyorum diyen girisimci var, hayret Zuckerberg bile tekiyle ugrasırken siz masallah? Bir tane secin ilerleyin onun bile gelecegi mechul.
  4. Tum pazarlama planını dijital üstüne kuranlar. Hani exchange rate’e hic girmiyorum bile ama bir hesapladınız mı acaba o bir app download icin vereceginiz para vs customer life time value, acaba kac senede kullanıcı kendini amorti edebilecek? Kaldı ki bir de buyuk internet sirketleri her gecen gun bid’leri artırırken, acaba dogru mu o pazarlama planı?
  5. Her seyi outsource edemezsiniz. Hele yazılımı ediyorsanız buyuk risk kapınızda. Ben tek satır kod yazamam, yazılımevine verdik üc aya cıkaracaklar uygulamayı diyenlerin basına cok iyi seyler gelmiyor. Evet girisimcilik manual birinci madde coding bilmek degil ama, siz veya core ekipten birinin konuya hakim olmasi lazim.
  6. Bir önceki maddenin devami; bilmediginiz öyle cok sey cıkacak ve bunları bilen kisilere ödeme yapacak bütceniz olmayacak. Online course alın, product management okuyun, google sertifikaları toplayın vb. Hayatta bundan daha fazla calısmanızı gerektirecek bir döneminiz muhtemelen olmayacak.
  7. Takdir edilmeyi beklemeyin, ulkede ne son kullanıcısı, ne diger sektör calısanları yaptıgınız isi & cıkardıgınız ürünü bir deger olarak (by default) gormeyecek. Hic bir hizmet bedeli ödemeden kullandıgı uygulama icin bile 2 sn gec acıldı diye store’a zehir zemberek yorum yazan insanların var oldugu bir dunyadayız.
  8. Uzunca bir süre para kazanmayacaksınız. Girisimciligi blogger ya da vloger olmakla ve sponsorlukla kendini gecindirmekle karıstırmamak lazım. Break even bile kolay gelmiyor oyle. Aman neyse is olsun da diyip pozitif dusuneceksiniz.
  9. Work-life balance en sevdigim diger söz öbegi. Neden mi yazdım? Cünkü yok arkadaslar, öyle birsey yok unutun.
  10. Kadın girisimci adayları, diger tum sektörlerde oldugu gibi burada da isiniz zor. Ekosistem öyle erkek egemen ki, kendinizi mühendislik fakültesindeki tek kız gibi hissedebilirsiniz cogu zaman.
  11. Okudugunuz haberlere biraz skeptical yaklasın, o degerlemeler yatırımlar bazen ücle besle carpılıp veriliyor, aman diyeyim.

Hala demotive olmadıysanız hadi senlikler baslasin

Sena Sari

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *